Ege’nin Başladığı Yer;Küçükkuyu Gezi Yazıları

Şöyle hafta sonu yakın bir yerlere kaçsak dediğiniz olmuştur. Bu yazımda size farklı bir alternatif sunmak istiyorum. Yaz aylarında deniz, doğa, kültür turu yapabileceğiniz kış aylarında denize giremeseniz de İstanbul’un karmaşasından kurtulup bir nefes alacağınız  yerden bahsediyorum. Evet burası Ege’nin başladığı yer Küçükkuyu.

Küçükkuyu’ya Ulaşım

Küçükkuyu’ya kara yolu ile ulaşım için üç güzergah seçeneğiniz var. Bunlardan ilki Pendik-Yalova feribot ile ki bunun için İdo bileti almanız gerekecek oldukça kullanışlı bir yol. 45 dakikada Marmara Denizini geçecek ve aracınızla 3,5 saatlik bir yolculuktan sonra bu şirin beldeye varacaksınız. İkinci seçenek Osmangazi Köprüsü ile karşı kıyıya geçebilirsiniz. Bu yol bence feribottan daha pahalıya patlıyor. Üçüncü seçeneğiniz ise Tekirdağ-Çanakkale üzerinden bu güzel sahil kasabasına ulaşmak olacaktır. Bu yolculuk içinde 450 km mesafe gitmeniz gerekiyor. Gerek denizi gerekse doğası ve köyleri ile bir içim su gibi bu şirin kasaba. Küçükkuyu Çanakkale ilinin Ayvacık ilçesine bağlı bir yerleşim yeri. Kaz Dağlarının batı köşesinde bulunan şirin tatil beldesi aynı zamanda Assos (Behramkale)’ye de 24 km mesafede. Peki Küçükkuyu ya gidince ne yapılır?

Deniz- Kum-Güneş: Hemen mayolarınızı giyin ve Edremit Körfezinin serin sularına bırakın kendinizi. Etrafta bir çok plaj alternatifi var. Altınoluk ile arası 15 km olan Küçükkuyu aynı zamanda deniz için zevkinize göre seçenekler sunuyor. Sahil şeridinde bir çok mekan bu iş için elverişli. Bunun dışında Assos Yolu üzerinde yine beach (plaj) tarzı işletmeler dikkati çekiyor.Bunun dışında arabanızla gezerken burası güzelmiş diyerek duracağınız bir çok nokta var.

IMG_1651

Zeytinyağı Müzesi: İnsanlık tarihi için çok önemli bir bitki olan zeytin ve zeytinyağı günümüzde modern teknikler ile üretilse de eski usul zeytinyağı üretimini görmek ve anlamak için harika bir mekan. Çünkü insanlık yaklaşık 6000 yıldır zeytin ile iç içe. 2001 yılında kurulan müze tam Küçükkuyu merkezde yer alıyor. Müze her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. Zeytincilik kültürüne ait tüm araç ve gereçler burada görülebilir. Ayrıca ziyaretçiler zeytin ve zeytinyağı ürünlerini satın alma imkanına sahip.

Türkan Saylan Sokağı

Türkan Saylan Sokağı

Adatepe Köyü: Kaz Dağlarının Ege Denizine bakan yamaçlarına kurulu köy tam anlamıyla bir cennet. Özel taş evleri, daracık sokakları, kekik kokuları içinde dolaşıp mis gibi köylü teyzelerin yaptığı gözlemeleri yemelisiniz. Belki bu bakir köy 1989 da SİT alanı ilan edilmeseydi yok olup gidecekti ancak neyse ki böylelikle kurtulmuş günümüze kadar ulaşmış. Köyde konaklama imkanınızda var. Bunun için bir çok seçenek bulacaksınız. Ama günübirlik ziyaret ederek bu eşsiz doğa parçası ille bütünleşebilirsiniz. Köyde eskiden Türk ve Rumlar bir arada yaşamışlar ancak 1950 den sonra Rum nüfus azalmış. Köyün içinde ki cami Selçuklu zamanından kalma.  Köyde bulunan tarihi eserler Çanakkale Müzesi tarafından koruma altına alınmış. Geniş arazisi ve su kaynakları ile Çanakkale sınırları içinde özel bir köy burası.

Adatepe Köyü

Adatepe Köyü

Zeus Altarı: Söz konusu Kaz (İda) Dağları olunca Homeros’un İlyada Destanından bahsetmeden olmaz. Tanrılar tanrısı Zeus’un Truva Savaşlarını buradan izlediği söylenir. Küçükkuyu merkezden 3 km uzakta ki Altar eski çağlarda tanrılara kurban kesmek için kullanılmış daha sonra ki zamanlarda korsan gözetleme noktası olarak yararlanılmış. Bugün ise fotoğraf makinanızla manzaranın tadını çıkaracağınız Edremit Körfezini ayaklarınıza seren eşsiz manzarası ile uğrak bir nokta.

zeus altarı

zeus altarı

Yeşilyurt Köyü: Eğer Kaz Dağlarının havasına suyuna doyamadıysanız size başka bir güzellik Yeşilyurt Köyünden bahsetmeliyim. Bol oksijenli, kekik kokulu bu şirin köy Küçükkuyu merkeze gelmeden 2 km önce. Çanakkale- İzmir karayolunda köyün tabelasını görebileceksiniz. Yeşilyurt köyünde ister serpme köy kahvaltısı yapar, ister köyün daracık sokaklarında dolaşırsınız, isterseniz köylülerin hazırladığı yöresel ürünleri satın alabilirsiniz veya meydan da ki köy kahvesinde kömür ateşinde yapılmış Türk Kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Köydeki evler bölgeden çıkarılan taşlardan yapıldığı için yazın içleri serindir. Eğer bu gizli cenneti çok sevdiyseniz konaklama imkanınızda var.

Yeşilyurt Köyü

Yeşilyurt Köyü

IMG_1722

Mıhlı Şelalesi (Başdeğirmen): Eğer farklı bir gezi planı yapmak daha çok dağ havası alıp buz gibi sularda yüzmek istiyorsanız Çanakkale- Balıkesir il sınırını belirleyen Mıhlı Çayını takip ederek yaklaşık 3 km sonra Mıhlı Şelalesine ulaşabilirsiniz. Roma döneminde kalma değirmen nedeniyle buraya Başdeğirmen deniliyor. Ayrıca yine eski çağlardan kalma kemerli köprü bu cennetten köşeyi kartpostallık hale getiriyor. Değirmenin 500 metre yukarısında ise şelale bulunuyor. Kendinizi buz gibi suyun içine kayaların üzerinden atarak bırakabilirsiniz.

Mıhlı Şelalesi

Mıhlı Şelalesi

 

Yeme-İçme: Tabi bu şirin kasaba da yeme-içme kültürünü  ağırlıkla zeytin ve zeytinyağı ürünleri oluşturuyor. Çeşit çeşit zeytinleri mutlaka denemelisiniz. Tabi zeytinyağı ve zeytinyağından yapılan sabunlar. Bunun dışında yörede küçükbaş hayvancılık yapıldığı için özellikle keçi ve koyun sütünden ürünler alabilirsiniz. Köylülerin pazarda getirip sattığı kekik, semiz otu, reçeller, çam balı, köy yumurtaları mutlaka denenmeli. Bu bahsedilen ürünleri en taze bulacağınız zaman ise belde de her Cuma kurulan halk pazarı çünkü çevre köylerden gelen köylüler burada kendi yaptıkları doğal ürünleri satıyorlar. Tabi Ege Denizi kıyısında sahil kasabasında bulunduğunuz için deniz mahsülleri seçenekleriniz arasında. Belde içinde bulunan balıkçılarda günlük taze balık bulmak mümkün. Liman çevresinde kafe ve restaurantlarda damak zevkinize uygun lezzetler bulacaksınız. Tavsiye edebileceğim birkaç işletme ise şöyle.

Köy yumurtaları

Köy yumurtaları

Küçükkuyu pazarı

Küçükkuyu pazarı

Livadi Restaurant

Livadi Restaurant

Serin Yer Kahvaltı Et Mangal: Küçük Çetmi Köyü’ne 750 m mesafede olan tesis Edremit körfezi manzaralı. Tesis alkolsüz.

Kaymak Tepesi Kahvaltı Et Mangal: Küçükkuyu otobüs terminali asfalt üzerinde tepede yer alan tesis yöresel lezzetler ile dikkat çekiyor.

Yengeç Restaurant: Liman da yer alan tesis deniz ürünleri için iyi bir seçenek.

Livadi Restaurant: Küçükkuyu dan Edremit yönüne doğru giderken 2 km sonra yer alan tesis aynı zamanda motel ancak restaurantı dışarıdan gelen misafirlere açık. İşletmeci Hülya hanım ve güler yüzlü personeli ile aynı zamanda başarılı mutfak performasları ile ziyaretçilerini rahat ettirmek için her şeyi yapıyor.

Aytaç Kavaklı Restaurant: Yine Edremit istikametine giderken yaklaşık 4 km sonra  yol üzerinde yer alan mekan kavak ağaçları altında lezzetli kebap çeşitleri ile iyi bir seçenek.IMG_0133

Ali Rıza Öner

1976 yılında Kocaeli'nde doğdum. İlk,orta ve lise öğrenimimi Kocaeli'nde tamamladıktan sonra 1996 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümüne girdim. Tarih Bölümdeki eğitim yıllarımda gezmeye,seyahat edip farklı kültürleri tanımaya ilgi duymaya başladım. Tabi çalışmak zorundaydım yaban ellerde üniversite okurken para kazanmak zorundaydım 1997-2001 yılları arasında THY de çalıştım askerlik falan derken gördüğüm,okuduğum şeyleri anlatmayı sevdiğim için öğretmenliğe başladım. O gün bugündür anlatıyorum tecrübelerimi,bilgilerimi. Avusturya Liseliler Eğitim Vakfı (ALEV OKULLARI) da Tarih Öğretmenliği yapmaktayım. Şimdi sıra sizlere geldi. Gezmek benim tutkum istedim ki yine anlatayım bu sefer yazayım hatta.Tanımadığım sizlere. Sürçülisan edersem affedin.

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.