Gürcistan Mutfağı; Batum-Tiflis

Batum turistik bir merkez olduğu için dünya mutfaklarına ait her şeyi bulmak mümkün ama Gürcistan’a gelmişken Gürcü mutfağını da denemeli. Ben Batum ve Tiflis’te bulunduğum sürece bu lezzetleri bizzat denedim. Gürcü mutfağı denilince genelde hamur ağırlıklı olduğunu göreceksiniz. Tabi bunun yanında Gürcüler dana, domuz ve tavuk eti yiyorlar.

Khinkali- Hinkal- Hinkali

Batum’da ve Tiflis’te kaldığım sürece yediğim Gürcü lezzetlerinden en meşhuru  Khinkali- Hinkal veya Hinkali denilen bir tür hamur işi yemek. Bu daha çok özel hamuru ve büyüklüğü ile bizim mantılardan farklı. Peynirli, kıymalı çeşitlerini yapıyorlar, ben kıymalı olanı daha çok sevdim. Elle yeniyor ve içi biraz sulu oluyor. Yerken o sulu kısmı hafif içmek gerekiyormuş. Ben ilk denememde rezil oldum diyebilirim çünkü bohçaya benzeyen bu mantı gibi yemeği yenmemesi gereken yerinden ısırmıştım ve arkadaşım Keti’nin gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Ayrıca kızartması da yapılıyor. Gürcistan’a gidildiğinde denenmeli.

Khinkali- Hinkal- Hinkali

Haçapuri

Bu lezzetli yemek aslında bir tür pide. Özelliği ise bolca peynir ve tereyağı kullanılarak yapılıyor olması. İsterseniz üzerine yumurta kırılıp servis ediliyor. Yemesi ise şöyle oluyor: Çatal bıçak kullanmıyorsunuz, kenarlarında yer alan hamurlu kısmı koparıp ortada yer alan peynirli kısma bandırarak yiyorsunuz.

Haçapuri

Gürcü Peynirleri

Gürcistan hayvancılık bakımından oldukça zengin, hal böyle olunca çarşı ve pazarlarda çok sayıda peynir çeşidi ile karşılaşmak mümkün. Tabi bu durum Gürcü yemeklerine de yansıyor.

Churchkhela

Gürcistan’ın en meşhur geleneksel lezzetlerinden birisiymiş. Üzüm püresi, mısır unu ve şeker hamur haline getirildikten sonra arasına fındık veya ceviz konarak daha sonra kurutulmaya bırakılıyormuş. Bu tatlı yöresel pazarlarda, şehirdeki marketlerde çok satılıyor. Aslında şekil olarak, bizim cevizli sucuğumuza çok benziyor.

Churchkhela

Cevizli Patlıcan Badricani

İnce dilimlenmiş ve kızartılmış patlıcanların üzerine tereyağı gibi ceviz sürülerek servis edilen lezzetli bir yemek.

Gürcü Şarapları

Evet, Gürcistan şarapları ile dünyada en meşhur ülke olabilir. Dünyada şarabı Gürcülerin icat ettiği düşünülüyormuş. Buradaki şarapçılık tecrübesi tam 8000 yıllık olduğu söyleniyor. Hatta o kadar üzümleri ve bağları çok ki Gürcü alfabesinde yer alan harfler üzüm salkımlarında esinlenilerek yapılmış.

Gürcistan’da 600 çeşit üzüm yetişiyormuş. Gürcü şarabı, Avrupa şarap tekniklerinden daha farklı bir yol kullanarak yapılıyormuş. Avrupa şarapları tanklarda fermente olduktan sonra fıçılarda dinlendiriliyor. Gürcülerse ezilmiş üzümü koca testilere koyup toprağa gömüyorlarmış. Böylece sabit bir ısıda şarap fermente oluyormuş. Daha sonra bu testileri çıkarıp şişeliyorlarmış.

Gürcistan’da her aile genelde kendi şaraplarını yapıyor. Ev şarapları gerçekten çok iyi. Yazın evin bahçelerinde, parklarda toplanıp şarap içiyor adamlar. Bildiğiniz 5 litrelik su şişelerinin içinde.

Şarapları bu kadar ünlü bir yer Gürcistan ve buraya gelince bu lezzeti mutlaka deneyin. Batum merkeze 15-30 dakikalık uzaklıktaki yerlerde ev yapımı şarapların yapıldığı, tamamen aile işletmesi şarap evleri varmış, ben gitmedim ama şehirde yer alan tur firmaları özel turlar düzenliyorlar.

Winery Khareba

Burası Batum merkezden bir şarap evi. Buna benzer birçok mekân göreceksiniz gezerken. Şarap tadımı için çok güzel bir dükkân. Tadım yapmak için en az 30 çeşit şarap var içerde. Fiyatları da gayet uygun. 5-8 Lari arasında.

Wine Store Batumi

Burası Batum’un önemli şarap evlerinden biri. Şehrin çalışanları genelde akşamları burada takılıyor. İçeride herkesin kafası güzel. Gürcü şarapları içimi o kadar kolay ki meyve suyu içer gibi içiyorsunuz sonra sizi çarpıyor, aman dikkat!

Ali Rıza Öner

1976 yılında Kocaeli'nde doğdum. İlk,orta ve lise öğrenimimi Kocaeli'nde tamamladıktan sonra 1996 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümüne girdim. Tarih Bölümdeki eğitim yıllarımda gezmeye,seyahat edip farklı kültürleri tanımaya ilgi duymaya başladım. Tabi çalışmak zorundaydım yaban ellerde üniversite okurken para kazanmak zorundaydım 1997-2001 yılları arasında THY de çalıştım askerlik falan derken gördüğüm,okuduğum şeyleri anlatmayı sevdiğim için öğretmenliğe başladım. O gün bugündür anlatıyorum tecrübelerimi,bilgilerimi. Avusturya Liseliler Eğitim Vakfı (ALEV OKULLARI) da Tarih Öğretmenliği yapmaktayım. Şimdi sıra sizlere geldi. Gezmek benim tutkum istedim ki yine anlatayım bu sefer yazayım hatta.Tanımadığım sizlere. Sürçülisan edersem affedin.

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.