Karadağ;Kotor-Budva Gezi Notları

Bosna Hersek gezimizi tamamladıktan sonra bu ülke topraklarındaki son durağımız güzel Mostar’dan ayrılıyoruz. Mostar da kaldığımız Hercegovina Hostel’in  sahipleri her türlü ihtiyacımız için yardımcı oldular. Bize son yardımları ise Karadağ’a transfer konusunda oluyor. Hostel sahibinin abisi bizi kendi aracı ile Karadağ topraklarına götürüyor.

Mostardan Kotor'a transfer aracımız

Mostardan Kotor’a transfer aracımız

Mostar’dan- Kotor’a Ulaşım: Mostar’dan Kotor için ulaşım sadece karayolu olarak var. Biz üç arkadaş olarak aslında otobüs ile Kotor’a gitmeyi planladık ancak öğrendiğimize göre yol oldukça uzun sürüyormuş. 8-9 saatimizi yollarda harcamayalım diye düşündük. Bu arada Mostar otobüs terminalinden  Autoprevoz ve Centrotrans-Eurolines gibi otobüs firmaları Karadağ’ın sahil şeridine seferler düzenliyorlar. Ayrıca buradan Dubrovnik’e otobüs ile geçmek mümkün. Bilet fiyatları 2016 Temmuz ayı itibari ile 35 euro civarında. Ancak gitmeden bu firmaların internet sitesinden güncel fiyatlara bakmakta fayda var ama dediğim gibi seferler günde bir veya iki defa ve yolculuk daracık yollarda oldukça sarsıntılı ve yorucu. Hemen ümitsizliğe kapılmayın, çaresi var tabi. Mostar içinde çeşitli tur acentaları var. Bunlar da özellikle 3-5 kişilik gruplar iseniz size yardımcı olurlar. Fakat fiyat olarak 45-50-70 euro gibi fiyatlar söylüyorlar.

Karadağ Sınır Kapısı

Karadağ Sınır Kapısı

Yaz sezonunda önceden tur firması ile bağlantıya geçmekte fayda var çünkü genelde daha önceden rezervasyon yapanlardan dolayı araç bulamayabilirsiniz.  Bosna gezi notlarında bahsettiğim gibi Mostar’da kalacağınız hostel veya otelden bu konuda yardım isteyebilirsiniz. Otellerin transfer için fiyat politikalarını bilmiyorum ama bizim kaldığımız Hostel Hercegovina’nın sahibi bize yardımcı oldu. Hostelde tanıştığımız gezgin çiftle beraber anlaşınca kişi başı 35 euroya Mostar’dan Kotor’a rahat bir yolculuk ile ulaştık. Mesafe yaklaşık 190 km ama sınıf kapısı ve daracık yolları işin içine katınca yol dediğim gibi otobüs ile 8-9 saati buluyor. Biz 5 kişi yaklaşık 4,5 saat sonra Kotor’a vardık. Şoförümüz rahatlığımız için her şeyi yaptı sağ olsun. İstediğimiz zaman ihtiyaç molası verdi, bazen de “Buranın manzarası çok güzel burada biraz duralım fotoğraf çekin.” diyerek kendisi durdu. Yol boyunca keyifli sohbeti işin içine katarsanız değmeyin keyfimize. Bunun dışında başka bir alternatif de araç kiralamak… Aracı Mostar’dan alıp Kotor’da teslim edebilirsiniz ancak bunun için güvenli bir araç kiralama şirketi bulmak şart çünkü aracın evraklarının tam olması, Karadağ sınırında sorun yaşamadan geçmenizi sağlayacaktır. Her ne kadar şu an bölge sakin olsa da Balkanlar çok uluslu, çok dinli ve zaman zaman siyasi çekişmelerin yaşandığı topraklar. Biz herhangi bir sıkıntı yaşamasak da Kotor’a giderken Karadağ sınırında transfer yaptığımız aracın belgeleri için şoförümüzü oldukça zorladılar. Bunu yapan Bosna polisiydi desem şaşıracaksınız belki ama sonradan öğrendik ki polis Sırp kökenliymiş yani demek istediğim her şekilde tedbirli olmakta, belgeleri eksiksiz taşımakta fayda var.

Kotor'a 20 km kala yolda harika manzaralar sizi bekliyor

Kotor’a 20 km kala yolda harika manzaralar sizi bekliyor

Karadağ’a Ulaşım: Karadağ’a dediğim gibi isterseniz Hırvatistan’dan, isterseniz Bosna’dan, isterseniz Sırbistan’dan ya da Arnavutluk’tan karayolu geçmek ulaşmak mümkün ama bunun yanında İstanbul’dan başkent Podgorica’ya THY’nin düzenli seferleri de mevcut. Yolculuk yaklaşık bir buçuk saat sürüyor ama yaz aylarında bilet fiyatları oldukça yüksek. Benim tavsiyem yakın bir noktaya ucuz uçak bileti bulunup karayoluyla Karadağ’a geçmek olur. Böylelikle farklı bir ülke ve şehir de görmüş olursunuz. Karadağ, Türk vatandaşlarından vize istemeyen bir ülke. Eğer vizeniz yoksa diğer vize istemeyen Bosna, Arnavutluk ve Makedonya ya da Sırbistan’dan geçmek çok mantıklı.

Budva Otobüs Terminali

Budva Otobüs Terminali

Karadağ Hakkında Bilgi: Karadağ uluslararası ismiyle Montenegro, küçük bir Balkan ülkesi. Nüfusu yaklaşık 1 milyon civarında. Başken Podgorica ise 200 bin civarındaki nüfusu ile en kalabalık yerleşim yeri. Adından anlaşılacağı üzere gerçekten dağlık bir ülke. Ülke içinde ulaşım, dar virajlı kara yolu ile sağlanıyor. Tarihi bin yıl öncesine kadar dayanan ülke Sırp ve Osmanlı işgallerine boyun eğmek zorunda kalmış. Yugoslavya’nın kurulması ile bir parçası olan Karadağ, Yugoslavya parçalandıktan sonra Sırbistan-Karadağ olarak uluslararası arenada ortaya çıkan ülke 2006 yılında yaptığı referandum ile bağımsızlığını kazanmış. Avrupa Birliği’ne girme yolunda ilerleyen ülke Balkanların son yıllarda önemli turistik merkezi olmuş durumda.

Elimde çayım karşımda Sveti Stefan

Elimde çayım karşımda Sveti Stefan

Karadağ’da Gezilecek Yerler: Ülke hem tarihi hem de doğal güzellikleri ile dikkati çekiyor. Bizim kaldığımız 5 gün boyunca Tivat, Budva, Kotor, Sveti Stefan, Herceg Novi gibi yerleri görme imkânımız oldu. Adriyatik kıyısında ki bu sevimli küçük ülke, harika plajları temmuz-ağustos ayları için önemli bir cazibe merkezi. Şimdi gelelim Karadağ gezimin ayrıntılarına.

Sveti Stefan ve ben

Sveti Stefan ve ben

Kotor: Karadağ ziyaretimizde ilk durak fiyortları ile Norveç’i aratmayan Kotor. Tarihi bin yıl öncesine kadar dayanan bu korunaklı Ortaçağ kenti, zamanında birçok saldırıya uğramış önemli bir liman kentiymiş. Şimdilerde biz gezginlerin daracık sokaklarında yürüdüğümüz, hediyelik eşyacılara dalıp küçük şehir merkezinde pizzalarımız afiyetle yediğimiz sevimli bir turist kasabası. Kış aylarında nüfusu 13 bin civarında olan bu şehir, yazın hatırı sayılır derecede turist ağırlıyor. Kotor’a gelince ilk yapacağınız şey hemen liman bölgesinde bulunan surlar ile çevrili eski şehir merkezini görmek olacak.

Kotor Kalesinden

Kotor Kalesinden

Kotor Old Town: Surlarla çevrili, daracık sokakları ile bizi büyüleyen Kotor, eski şehir bölgesi turistlerin en çok ziyaret ettiği yerlerin başında geliyor. Elinizden fotoğraf makinesini bırakamıyorsunuz. Burada görülmesi gereken belli başlı yapılar şunlar:

  • Batı Deniz Kapısı: Burası limana bakan şehre ilk giriş yapacağınız nokta. Bu kapı 1555 yılında yapılmış. Bunun dışında şehre giriş için başka kapılar da mevcut. Ancak bunu benim gibi meraklıysanız sur dibini dolaşarak bulabilirsiniz. Nehir tarafında yer alan nehir kapısı (1540) ve güney tarafta yer alan güney kapısı( 18.yy).
Kotor Kalesi

Kotor Kalesi

  • Kiliseler, Manastırlar: Ortaçağ’dan kalma bir kent olduğu için eski şehir merkezinde birçok kilise ve manastır görmek mümkün. Eski şehir merkezinin kalbinde yer alan 1166 yılından kalma Aziz Trifun Katedrali ilk uğrak noktalardan. Bu meydan sabahtan akşama kadar hareketli. Katedrale giriş ücretli 9 euro. Bunun dışında Aziz Luka Kilisesi yine şehrin diğer önemli ziyaret noktası ve küçük meydanı. Şehrin dağ yamacında kalan Aziz Paul Kilisesi 1263 yılında yapılmış. Bunlar en eski diyebileceğim yapılar. Bundan sonra yüzyıllar ilerledikçe yeni kiliseler yapılmış şehre. Bunlarda sırasıyla Aziz Anne, Aziz Mikael, Aziz Nikolas, Aziz Fransis sayılabilir.
Dünya ayaklarımın altında

Dünya ayaklarımın altında

  • Saraylar: Ben kilise istemiyorum arkadaş derseniz size sarayları önerebilirim. Yalnız hatırlatmak isterim ki bugün çoğu tarihi yapı doğal dokusu korunarak bırakılmış ama bazıları kamu binası olarak kullanılıyor. Mesela Drago Sarayı şimdi bölge kültürel enstitüsü. Girgurina Sarayı şimdi denizcilik müzesi. Yine bugün belediye binası olarak kullanılan bina 19. yy’dan kalma.
  • Bunun dışında nehir tarafında kalan daha yakın dönemde yapılmış (19.yy) Aziz Nikola Kilisesi eski şehir bölgesinde görülebilecek tarihi yapılar.

img_4789

Kotor Kalesi: Kotor şehrine geldiğinizde başınız dağ tarafına çevirince göreceğiniz büyük surlarla çevrili “Off, çok dikmiş oraya da çıkılır mı kardeşim?” diyeceğiniz ama bir yandan da “Manzara harikadır” diye içinizden geçirmeden yapamayacağınız yapı. Burası gerçekten gidilip görülmesi gereken bir yer ama açıkça uyarıyorum hele benim gibi temmuz sıcağında gittiyseniz ya sabahın köründe ya da akşam serinliğinde güneşin batışını seyretmek için gitmeniz gereken bir kale burası. Gerçekten çok dik bir parkur. Ben tempolu yaklaşık 40 dakikada çıktım ama normal şartlarda çok zorlamazsanız bir bir buçuk saatte ancak çıkılır. Ürdün-Petra gezim sırasında çıktığım 850 basamaklı Add Deir Tapınağı’ndan sonra beni en çok zorlayan parkur oldu diyebilirim. Bir hatırlatma daha yapayım, buraya çıkarken kesinlikle yanınızda su bulundurun çünkü yolda temin edebileceğiniz bir yer yok. Çıkış için 2016 Temmuz ayında kişi başı 3 euro alıyorlar. Yarı yolda dinlenmek için iyi bir nokta Azize Remedimiz Kilisesi var. Burada soluklanıp güzel kareler çekebilirsiniz. Zirveye ulaştığınızda sizi büyük kale kalıntılarının olduğu Aziz John Kapısı karşılayacak. Ancak arkanızı dönüp baktığınızda bunca zahmete değermiş diyeceğiniz harika bir manzara ile karşılaşacaksınız. Bütün Kotor ve fiyort ayaklarınızın altında olacak. Tabi işin en keyifli yanı burada başlıyor. Harika kareler yakalayacak manzaranın, anın tadını çıkaracaksınız. Aşağıya iniş daha kısa süreceği için acele etmeyin keyfinize bakın.

Kotor Limanı her gün büyük turist gemilerini ağırlıyor

Kotor Limanı her gün büyük turist gemilerini ağırlıyor

Tivat: Eğer Kotor şehir merkezinde işiniz bittiyse karşınızda yer alan dağın arkasına geçin, başka bir yerleşim yeri Tivat’a varacaksınız. Buraya Kotor’dan kalkan otobüsler ile ulaşabilir  ya da bisiklet kiralayarak gidilebilirsiniz. Sahili takip ederek fiyordun diğer tarafına geçeceksiniz.

Herceg Novi: Yine Tivat gibi Kotor’a yakın mesafede bulunan başka bir yerleşim yeri burası. Kotor Körfezi’nin girişinde bulunan bu yerleşim yeri deniz için tercih edilebilir çünkü Kotor merkezde deniz, kumsal seçeneği çok yok. Burası zaten Karadağ’ın önemli su sporları merkezi olarak ün yapmış bir yer.

Kotor Sokakları

Kotor Sokakları

Kotor’da Konaklama: Kotor için birçok konaklama seçeneği var. İster üç beş arkadaş bir araya gelin apart daire tutun isterseniz eski şehir bölgesinde yer alan butik otel ve pansiyonları seçin. Özellikle tek kişi iseniz hosteller daha mantıklı ama öteki türlü arkadaş ve ya aile iseniz apart daire kiralamak çok mantıklı. Sezonda fiyatlar daha pahalı oluyor. Biz üç arkadaş eski şehir merkezinde yer alan Aparments Dukic’de kaldık. Şehir vergisi ile birlikte geceliği 20 euro ödedik. Odamızda mutfağımız kendimize ait banyomuz, her türlü eşya bulunuyordu. Bu fiyata kahvaltı dahil değildi. Biz bu konuda çok zorlanmadık. Marketten yaptığımız kahvaltılık malzemeler ile çok güzel Türk usulü kahvaltımızı yaptık diyebilirim. Bunun dışında yine merkezde dolaştığımız ve gördüğümüz Hostel Old Town Kotor’u tavsiye ederim. Otantik ve gayet güzel bir konaklama tesisiydi ancak biz gittiğimizde odaları kalmamıştı. Özellikle gitmeden önce özellikle yaz sezonu gidiyorsanız rezervasyon yaptırmakta fayda var.

img_4779

Kotor’da Yeme İçme: Biz Kotor ya da Budva’da bulunduğumuz süre içerisinde pizzanın dibine vurduk diyebilirim. İtalyanlar kadar başarılılar bu konuda. Zaten tüm Balkanlar’da olduğu gibi hamur işi yemeklerde gayet iyiler. Malzemesi ve büyüklüğüne bağlı olarak pizzalar 10-12 euro arasında değişiyor. Bu söylediğim fiyat turistlerin en çok olduğu bölge için geçerli. Bira 5-6 euro mekânlarda ama marketlerde  2-3 euro arası değişiyor. Bunun dışında Tivat yolu üzerinde Conte Restoran deniz mahsulleri için iyi bir seçenek olabilir. Fiyatlar oldukça uygun. Kalamar, karides, ahtapot gibi ürünler 8-10-12 euro arasında değişiyor. Eğer kafe tarzı bir yer isterseniz aynı zamanda eski şehir merkezinde bulunan ve butik bir otel olan Astoria Kafe’yi önerebilirim. Tabi tüm bunların dışında sırt çantalı gezginlerin hayatını kurtaracak tüm Balkanlarda olduğu gibi Pekara denilen pastane fırın tarzı dükkânlar ayak üstü atıştırmalar için gayet uygun.

Kotor'da deniz mahsülleri çok taze. Bu da kalamar dolması

Kotor’da deniz mahsülleri çok taze. Bu da kalamar dolması

Tekne Turu: Biz Kotor’da kaldığımız süre içinde tekne turu yapmadık ama sizin için gerekli bilgileri topladım. İşte ayrıntılar: Küçük tekneler ile Kotor Körfezi turu 2016 Temmuz fiyatları itibariyle kişi başı 15 euro. Tur iki buçuk saat sürüyor ve her gün saat 12.00’de ve 14.00’te hareket ediyor. Kalabalık bir grupsanız pazarlık ile indirim yapılabilir. Önceden rezervasyon veya bilgi içi bu linkten bakabilirsiniz. www.montenegro-boatexcursions.me Hızlı sürat tekneleri için ise yapılacak çeşitli aktivitelere www.montenegrosubmarine.me sitesinde ulaşılabilir. Dediğim gibi biz yapmadık ama her zaman söylerim, bir yeri denizden görmek her zaman farklı bir tecrübedir.

img_4770

Kotor’da Ulaşım: Şehrin içinde ulaşım tabana kuvvet. Zaten çok büyük bir yer olmadığı için başka bir şeye ihtiyaç duymayacaksınız. Eğer merkezden biraz dışarıda konaklıyorsanız bisiklet, Kotor dışında yer alan küçük yerleşim yerlerine giden dolmuş ve otobüsler işinizi görür. Bizim kaldığımız zaman dilimi yaz ayları olduğu için özellikle plajların olduğu bölgelere giden dolmuşlar sabah ve akşam saatlerinde dolu oluyordu. Uzaklığa göre kişi başı 3-5 euro arası alıyorlar. Bir başka seçenek tabi taksi var ama hemen hatırlatayım mutlaka pazarlık şart. Biz üç arkadaş hemen liman bölgesinde bulunan beyaz taksiler ile 20 km ötede yer alan Budva için 25 eurodan başlayan pazarlık 20 euro ile bitti daha zorlasaydık 15 euro bile olabilirdi ama çok uğraşmak istemedik. Dediğim gibi pazarlık taksilerde mutlaka şart. Sonradan öğrendiğime göre daha güvenli ve profesyonel çalışan gerçek taksiler beyaz renkte olup üzerinde sarı çizgileri olanmış çünkü Kotor’un yerli halkı yaz aylarında taksicilik yapıyorlarmış. Bir nevi korsan yani ama diğer şirket, sezonda talebi karşılayamadığı için bunlara göz yumuyormuş. Benden söylemesi, hangisine binerseniz mutlaka baştan pazarlık yapın.

Budva: Kotor gezimizi tamamladıktan sonra yeni rotamız Karadağ’ın bir başka sahil kenti Budva.

Kotor Budva Arası Ulaşım: Aralarında yaklaşık 20 km mesafe olan bu iki yerleşim yeri arasında ulaşım kolay. İsterseniz Kotor otobüs terminalinden saat başı kalkan otobüsler ile isterseniz taksi ile Budva’ya gitmek mümkün. Otobüs fiyatları 2016 Temmuz ayı itibari ile 8-9 euro arasında. Yolculuk yaklaşık 34-40 dakika sürüyor. İki yerleşim yerinde konaklanırsa diğerine günü birlik gidilebilir. Biz 3 kişi olduğumuz için yukarıda da bahsettiğim gibi taksi ile pazarlık yaptık ve 20 euro fiyata Budva’ya geçtik.

Budva eski şehir bölgesi

Budva eski şehir bölgesi

Taksici ilk önce 25 Euro istedi, biz tabi Türk yanımızı konuşturarak pazarlık yaptık ancak bir hayli direndi fakat taktiksel hareket ettik, üçümüz birden çantaları alıp diğer araçlara yönelince taksici arkamızdan yetişip tamam dedi. Bazen bu hareket işe yarıyor. Bazen de ‘’yemedi lan’’ diyorsunuz.

Kotor-Budva yolculuğumuz Mercedes E 250 marka araçla gayet konforlu bir şekilde 20 dakika sürdü.

Budva Hakkında Bilgi: Budva, Karadağ’ın en turistik şehri diyebilirim. Gerçek nüfusu kış aylarında 10 bin civarında olan bu turistik yer, yaz aylarında 200-250 bin civarında nüfusu barındırıyor. Tarihi 2500 yıl öncesine dayanan bu sahil şehri 1572’de Osmanlı eline geçse de kısa bir süre sonra Venedik hakimiyetine girmiş. Şehirde yarı yarıya Karadağ ve Sırp nüfus yaşıyor. Çok az Müslüman var ama yaz aylarında bölgeye gelen Türk turist yüzünden Müslüman sayısı artıyor.

img_4771

Budva’da Gezilecek Yerler: Budva denilince akla ilk deniz, kum, güneş ve gece hayatı gelse de bence  görülecek önemli yerler var. Şehrin tarihi 2500 yıl öncesine kadar dayanıyor ve zamanında önemli ticaret liman kenti olmuş. Gelelim ayrıntılara.

Old Town Budva: İnternette arama yaptığınızda Budva ile ilgili göreceğiniz ilk görsel, eski şehir bölgesi anlamına gelen kale içinde ki Old Town. Daracık sokakları, tarihi kiliseleri, korunaklı surları ile bugün turistlerin dolaştığı, hediyelik eşya ve kafelerin yer aldığı bir bölge burası. Şimdi eski şehir yani kale içinde görmeniz gereken belli başlı yerler hakkında bilgi vereyim.

img_4747

Church of St John the Baptist: Budva’nın en eski kiliselerinden biri burası. Yapı üç kısımdan oluşuyor: çan kulesi, kilise ve piskoposluk binası. Zamanla birtakım değişiklikler yapılmış olsa da  Church of St John the Baptist içerisinde şehrin tarihini gösteren figür ve resimler de var.

Church of St Mary of Punta: Tarihi 1200 yıl öncesine kadar giden bir kilise burası. Burası ile ilgili anlatılan efsane, İspanyol denizcilerin Hz. Meryem heykeli bırakıp mum yaktıkları nokta olduğu için buraya inşa edildiği düşünülüyor. Zaten eski şehir bölgesini gezerken bu yapının en dış tarafta deniz tarafında olduğunu göreceksiniz.

Church of St Sabas the Sanctified: Burası Budva’da bulunan eski bir Roma kilisesi. Bu yapı zamanla zarar görmüş ve bazı bölümleri yıkılmış. Sadece çan kulesi ayakta kalmayı başarmış ama iç kısmında bulunan freskler gayet güzel görülmeli.

Budva Old Town

Budva Old Town

Sveti Stefan: Budva için yine çok hatırda kalan bir karedir Sveti Stefan Adası. Hani şu küçük bir kara yolu ile anakaraya bağlanmış, bakıp iç çekerek “Vayy be, burada kalanlar da ne para vardır arkadaş!” dediğiniz yer işte burası. Tarihi yine çok eskilere dayanan bu karaya çok yakın ada zamanında silah deposu ve balıkçı köyü olarak isim yapmış. Tabi birçok defa saldırıya uğramış. Bunun içinde Osmanlılar ve Venedikliler var. Yugoslavya döneminde turistik bir alan yapılmaya çalışılan ada ülkenin parçalanması ile yarım kalan projelere sahne olmuş. Karadağ’ın bağımsızlığını kazanmasından sonra 2007 yılında özel bir işletmeye devredilmiş ve otel yapılmış. Eğer bugün burada konaklamıyorsanız adaya giremiyorsunuz. Sadece uzaktan ya da yanında bulunan plajlarda denize girerek bakıp bakıp iç çekiyorsunuz. Buraya ulaşım Budva’dan kalkan dolmuşlarla yaklaşık 15 dakikalık bir yolculukla sağlanıyor. 5 euro karşılığında gidebilirsiniz. Bir diğer seçenek taksi ama pazarlık yapın.

Sveti Stefan

Sveti Stefan

Sveti Nikola Adası: Budva merkezde yer alan adanın turistlerce bilinen ismi Hawaii. Buraya genelde turistler, tekne taksiler ile denize girmek için gidiyorlar. Her yarım saatte dolmuş gibi çalışan tekneler var. Kişi başı 3 euro vererek gidebiliyorsunuz. İki büyük plajı olan ada doğal görüntüsü bozulmadan kalmayı başarmış ama öğrendiğime göre buraya otel yapmayı planlıyorlarmış. Bence yazık olur.

Petrovac: Budva’nın güneyinde yer alan yaklaşık 10 km uzakta yer alan bir sahil kasabası burası ama 600 metrelik büyük bir plaja sahip. Budva merkezde konaklamıyorsanız konaklamak için çok seçeneğe sahip bir kasaba. Dediğim gibi plajı güzel. Eğer araba falan kiralarsanız bizim gibi mutlaka gidip bir gün geçirin. Biz araba kiralamasaydık eminim buraya gelmezdik. Şimdi düşününce iyi ki gelmişiz diyorum.

img_4876

Dans Eden Kız Heykeli: Yine Budva için en tanıdık karelerden biri burası. Eski şehir bölgesinin sağında yer alan koyda kalan bu heykel efsaneye göre burada boğulan bir kız için yapılmış ama turistlerin en çok fotoğrafladığı yer olmayı başarmış.

Budva Plajları: Ben bu yaz planladığım Balkan turu içinde Karadağ durağımı açıkça itiraf etmek gerekirse deniz, kum, güneş ve gece hayatı noktası olarak düşünmüştüm. Burada kaldığım süre içinde de doğru bir karar verdiğimi anladım. O yüzden plajlar konusunu ayrıntılı anlatayım istedim. Eğer siz de bizim gibi burada konakladığınız süre boyunca araba kiralarsanız etrafta birçok plajı görme şansınız olur. Araba kiralamazsanız da olur ama akşam dönüşü düşünmek gününüzü berbat edebilir çünkü gündüzleri çalışan dolmuşlar, belli bir saatten sonra çalışmıyor. Şimdi gelelim plajlara.

Budva Plajları Harita

Budva Plajları Harita

Jaz Plajı: Bence Budva’nın en büyük plajlarından biri burası. Yaklaşık sahil uzunluğu 1500 metre ve Budva’ya 2,5 km uzaklıkta. Plajda şezlong şemsiye hizmeti var. 10-13 euro arası. Sahil küçük çakıl kum karışık. Deniz temiz ve güzel. Ayrıca burası etrafı oldukça düz bir alan olduğu için kamp yeri çok.

Slovenska Plaza Plaj: Burası Budva merkezde bulunan koyun tamamını kaplayan en büyük plaj. Otellerin de yer aldığı plajda birçok tesis bulmak mümkün. Yine şezlong kiraları 10-15 euro arası değişiyor. Plajın arka tarafı büyük bir park ve yürüyüş alanına sahip. Merkezde konaklayan herkes buradan denize giriyor diyebilirim. Sahil ve deniz çok büyük olmasa da taşlık. Ayrıca buradan Hawaii adasına tekneler ile gidiliyor. Yine su sporları için birçok seçenek var.

Saint Nikola Plajı: Bu bahsettiğim Hawaii adasında yer alan yaklaşık 3 km ile büyük plajlardan biri. Budva merkezin tam karşısında yer alan ada yaklaşık 1 km uzaklıkta. Yukarıda bahsettiğim gibi Slovenska Plajı’ndan dolmuş tekneler ile 3 euro karşılığında gidiliyor.

Becici: İşte burası belki Budva’nın en büyük plajı. Konaklama olanağının da çok olduğu bir yer burası. Budva’nın 1-2 km kadar güneyinde yer çok yakın bir yerleşim yeri. Biraz fiyatlar daha pahalı. Şezlong kiralama 15-20 euro arası değişiyor. Bisikletle bile gitmek mümkün. Sadece Budva’nın yer aldığı koyun diğer tarafında. Deniz ve plaj kum.

Petrovac Plajı

Petrovac Plajı

img_4942

Kamenovo Plajı: Burası Becici’nin biraz daha ilerisinde kalan Refailovici denilen yerde küçük bir plaj. Karadağ sahil şeridi yüzlerce girintili çıkıntılı koylardan oluştuğu için buraya sahilden yani Becici tarafından küçük bir tünelden geçerek ulaşıyorsunuz ama deniz harika.

Queen’s Beach: Biz biraz daha elit takılalım diyorsanız o zaman Sveti Stefan adası etrafında yer alan plajları size öneririm. Burası adaya 500 metre uzaklıkta ve 200 metre uzunluğunda bir kumsala sahip. Queen’s Plajı denmesinin sebebi Kral Alexander Karadjordjevic’in eşi burayı çok severmiş. Yani ben kraliçelere layık plajda denize girerim diyorsanız tam yerindesiniz. Burada şezlong fiyatları ön sıra ve arka sıra olarak fiyatlandırılmış. Arka sıra 15 euro, orta 20 euro, ön sıra 25 euro.

img_4905

Milocer: Eğer ben kralım diyorsanız size de hitap eden bir yer var. Burası adanın tam sağında yer alan 300 metrelik özel bir plaj. Burası zaman zaman devlet erkânı için kapatılan bir yermiş. Zaten Budva’da gördüğüm en pahalı şezlong fiyatına sahip yerdi. Sıkı durun 80 euro, evet yanlış okumadınız sadece şezlong ve şemsiye parası. Bu plajda ben şurada kıyıda havlumla takılayım diyemiyorsunuz hatırlatayım.

Milocer Plajı

Milocer Plajı

Petrovac Plajı: Budva’nın yaklaşık 10 km güneyinde yer yerleşim yeri Petrovaç bizim arabayla çıktığımız plaj keşif turumuzun son durağı idi. Burası yaklaşık 600 metrelik plajı ve güzel koyu ile buranın yerlisinin çok tercih ettiği bir yermiş. Tesislerinde yer aldığı plajın tam karşısında iki küçük adacık yer alıyor. Buraya deniz bisikleti ya da kano kiralayarak ulaşmak mümkün. Plaj da şezlong ve şemsiye fiyatları 10-13 euro arasında değişiyor.

Not: Tüm plajlarda kendi şemsiyeniz ve havlulunuzu yere sererek denize girebilirsiniz. Sadece Milocer Plajı’nda bu hareketi yapamıyorsunuz çünkü orası krallar plajı.    

Budva’da Yeme İçme: Budva yeme içme konusunda sıkıntı yaşamayacağınız bir yer. Yerel lezzetler olduğu gibi deniz mahsulleri de tazeliği ile içinizi açacak ama burada da Kotor’da olduğu gibi Pekara yani küçük pastane fırın karışımı yerler. Ucuz ara öğünlük, atıştırmalık hamur işi yiyecekler tavsiyemdir. Bunun yanında tabi Karadağ için vazgeçilmezimiz pizza. Açıkça söylemek gerekirse pizzaları çok lezzetli. Bizim kaldığımız süre içinde ara öğün olarak dilim pizzalar hayatımızı kurtardı. Hem lezzetli hem 1,5 euroya dilim pizzalar o kadar büyük ve doyurucu ki ikincisini yiyemedik. Ama tabi size şık ve bence Budva’nın en olmazsa olmaz mekânı Jardan Restoran’ı önermeden edemeyeceğim. Budva seyahatiniz de mutlaka gitmeniz ve deniz mahsullerinden oluşan zengin menüsünü tatmalısınız. Budva sahilinde denize sıfır mekân, marina tarafına yakın bir noktada. Fiyatlar da oldukça uygun. Biz iki akşamımızı bu güzel lezzet noktasında geçirdik. Şimdi fiyatlar hakkında bilgi vereyim.

Jardan Restoran Ahtapot Izgara

Jardan Restoran Ahtapot Izgara

Balık çorbası: 8 euro

Deniz mahsulleri spagetti: 10 euro

Ahtapot Izgara: 12 euro

Kalamar Tava: 12 euro

Midye: 12 euro (Tencere içinde  servis edilen siyah midye)

Balık Çorbası

Balık Çorbası

İlk akşam orada tanıştığımız iki Türk arkadaş ile beraber 5 kişi tıka basa doyarak yanında 1 litre rakımızı da içerek ödediğimiz hesap 150 euro. Ayrıca mekân sahilde olduğu için belli bir saatten sonra miço kıyafetli müzisyenler güzel Akdeniz ezgileriyle müzik yapıyorlar. Mekâna önceden rezervasyon yaptırmakta fayda var. Bizim oturduğumuz saatlerde kapıda ciddi kuyrukların oluştuğunu gördük. Buranın bir başka artısı ise dil sorunu olanlar daha rahat edebilirler çünkü menüde Türkçe seçeneği mevcut. Ayrıca bize çok hitap eden bir güzellik ise yemek sonunda demleme çay servisi.

Deniz mahsülleri makarnası

Deniz mahsülleri makarnası

Bunun dışında eğer daha şık elit takılayım derseniz çevrede yer alan otellerin restoranları tercih edebilirsiniz. Konakladığınız yer eğer apart daire ise -ki bu çok yaygın burada- marketten alış verişinizi yapın kahvaltı olayını çözün.

img_4867

Budva’da Konaklama:  Konaklama meselesi özellikle yaz ayları içinde dikkat edilmesi gereken bir konu çünkü Budva ve Kotor’da otel seçeneği olduğu gibi apart daire seçeneği hatırı sayılır derecede fazla. Eğer siz de bizim gibi arkadaş grubu olarak gidecekseniz hiç otel bakmayın derim. Booking’de çok fazla apart seçeneği bulacaksınız. Konaklama için bence çok uygun fiyatlar ortaya çıkıyor. Biz 3 arkadaş tuttuğumuz daireye gecelik kişi başı 15 euro para ödedik. Aslında önceden rezervasyon yaptırmadığımız için biraz kiralık daire aramak zorunda kaldık. Bu bölgenin yerli insanı yaz sezonunda sürekli dairelerini kiralıyor. Biz de bir apart otelde kalacak yer sorduğumuzda akrabasının evini bize kiraladı. Yani demek istediğim önceden yerinizi ayarlayın. Biz gidince buluruz nasıl olsa diye düşündük ama şansımız yaver gitmese açıkta kalabilirdik. Yaz sezonu Hırvatistan, Rusya ve Sırbistan ahalisi buraya aktığı için işi garantiye almak şart. İşte size tavsiye edeceğim birkaç yer.

Garni Hotel: Bizim kaldığımız dairenin yanında yer alan küçük bir otel burası. Hatta beleş internetinden yararlandığımızı da belirtmeliyim. Sezonda iki kişilik oda kahvaltı için 65 euro istemişlerdi. www.hotelmena.com adresinden bağlantı kurulabilir.

Merit Hotel: Evet bizim aşina olduğumuz Merit Hotel ve Merit Casino  akşamları epey vakit geçirdiğimiz mekân oldu. Bölgeye gelen Türk turistlerin eğlence ve kumar için önemli uğrak noktası.

Apartments Inspiration: Burası da Budva eski şehir merkezini tepeden gören konumu ile gayet şık bir mekân.

Kiralık arabamızla biz

Kiralık arabamızla biz

Budva Gece Hayatı: İşte şimdi işin en zevkli kısmına geldik çünkü eğer Budva’ya yolunuz düşerse yaz aylarında eğlencenin dibine vuracağınız, hareketli bir yaşam sizi bekliyor burada. Ben Budva ve Kotor gece hayatını bundan on sene önce Rusya ile ilişkilerimiz bozulmadan, Slav ırkının güzelliklerinin aktığı Antalya-Kemer-Tekirova şeytan üçgenine benzettim. Hatta burada daha fazlası var diyebilirim. Rus, Sırp ve Hırvat gençleri yaz aylarında Kotor ve Budva sahillerini mesken tutmuş durumda. Hâl böyle olunca buraya yenge ve çocuklar ya da kız arkadaş ile gitmek bence hayati bir hata olacaktır. Bayan okurlarım kızmasınlar ama eşiniz ya da sevgiliniz hayattan soğuyacak onu söyleyeyim.

Budva gecelerinden

Budva gecelerinden

Budva sahil şeridinde yer alan mekânlar bizim Bodrum, Marmaris gibi barlar sokağı kıvamında yerler. Akşam olunca sahile iniyorsunuz hediyelik eşyacılar, giyim kuşam mağazaları derken eski şehir bölgesine doğru mekânları görmeye başlıyorsunuz. Hepsi sıra sıra Eyfel kulesi konsepti ile Paris Night Clup, Retro Night Clup, Plasebo Night Clup sayılabilir. Bunlar açık mekânlar ve Budva içinde bu mekânlar saat 01.00’e kadar açık. Mekân hınca hınç dolu olsa bile hiç taviz yok, müzik saat 01.00’de sona eriyor. Ayrıca eski şehir merkezinin sur dibinde tamamen açık havada ayakta takılabileceğiniz DJ’lerin çok güzel müzikler yaptığı mekânlar var. Mekânlarda bira 3 euro, votka 4 euro ve viski 5-6 euro civarında. Bu mekânlar için saat 23.00-23.30 gibi yerinizi almalısınız. İlk başlarda boş gibi görünen mekânlarda gece saat 24.00-01.00 arası yer bulmak imkânsız. Budva’da gece hayatı tabi saat 01.00’de bitmiyor. Burada durum şu. Saat gece 23.00-01.00 arası geceye ısınma turlarını bu saydığım mekânlarda yapıyorsunuz. Ancak önceden belirteyim yaş ortalaması 25 falan. Bu saydığım mekânlara giriş ücretli değil. Dam meselesi falan da yok. Gece mekânlar kapandıktan sonra yapacağınız basit bir şey var: mekândan çıkan gençleri takip etmek. Genelde sahilde bulunan pizzacıların, hamburgercilerin olduğu bizde ki Kızılkayalar hikâyesi gibi mekânlarda ayaküstü bir şeyler atıştıran gençler, sabaha kadar açık gece kulüplerine akıyorlar. Bunlardan iki tanesi Budva şehir merkezinde. Biri yine barlar sokağına yakın  Trocadero Discotek, diğeri Clup Sparta. Bunlar kapalı mekânlar içeri giriş bazı gecelerde paralı olabiliyor. Eğer mekânda şişe söylerseniz sizi locaya alıyorlar. Bazen bu mekânların doluluğuna göre girişler bir süreliğine durduruluyor. Sabaha kadar açık olan bu mekânların en gözdesi hiç kuşku yok ki akşam olduğunda tepede lazer ışıklarının yanıp söndüğünü gördüğünüz mekân Top Hill Night Club. Üzülerek ve başımı taşlara vurarak söylüyorum buraya gidemedim ama yeminim var kesin gideceğim. Burayı özel kılan şey Balkanlar’ın en büyük gece kulübü olmasıymış. Öğrendiğime göre kapasitesi 5 bin kişilikmiş. Hatta bu mekânda Madonna konser vermiş vakti zamanında. Taksiyle veya arabanızla gidilen mekân Budva’nın tepesinde. Mekâna giriş kişi başı 15 euro. Yine başka bir arkadaştan öğrendiğime göre fiyatlar aşağıda ki mekânlardan 2-4 euro daha fazlaymış. Dediğim gibi bu sefer nasip olmadı ama bir daha ki sefere asla uğramadan dönmeyeceğim bir yer burası.

img_4894

 

Kısa Kısa Tavsiyeler

  • Taksiciler ile pazarlık yap.
  • Bol bol pizza ye
  • Jardan Restoran’da rakı balık yap.
  • Araba kirala, bütün plajları dolaş.
  • 3-4 arkadaş git, apart daire tut.
  • Gecelere ak, Slav ırkının güzellikleri ile tanış.
  • Yengeyle ya da kız arkadaşın ile gelme.

Ali Rıza Öner

1976 yılında Kocaeli'nde doğdum. İlk,orta ve lise öğrenimimi Kocaeli'nde tamamladıktan sonra 1996 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümüne girdim. Tarih Bölümdeki eğitim yıllarımda gezmeye,seyahat edip farklı kültürleri tanımaya ilgi duymaya başladım. Tabi çalışmak zorundaydım yaban ellerde üniversite okurken para kazanmak zorundaydım 1997-2001 yılları arasında THY de çalıştım askerlik falan derken gördüğüm,okuduğum şeyleri anlatmayı sevdiğim için öğretmenliğe başladım. O gün bugündür anlatıyorum tecrübelerimi,bilgilerimi. Avusturya Liseliler Eğitim Vakfı (ALEV OKULLARI) da Tarih Öğretmenliği yapmaktayım. Şimdi sıra sizlere geldi. Gezmek benim tutkum istedim ki yine anlatayım bu sefer yazayım hatta.Tanımadığım sizlere. Sürçülisan edersem affedin.

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.