Makedonya; Üsküp gezi notları

Budva garajından Makedonya'ya

Budva garajından Makedonya’ya

Balkan gezimin son durağı olan Makedonya topraklarındayım. 15 günlük yolculuğum sırasında bu güzel toprakların hepsini olmasa bile önemli bir bölümünü çizdiğim rotam doğrultusunda gezdim. Slovenya’dan (Bled Gölü, Ljubljana) başladığım gezime sırasıyla, Hırvatistan (Zagreb), Bosna Hersek (Saraybosna, Mostar), Karadağ (Kotor,Budva) ve Makedonya( Üsküp). 2013 yılı Nisan ayı içinde Sırbistan (Belgrad) gezimi yapmıştım. Her zaman şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Gezmek, yurtdışı tecrübesi kazanmak için Balkanlar en uygun nokta. Avrupa kadar gelişmiş ulaşım ağına sahip olmasa da belki bu sayede birçok tecrübe kazanıyorsunuz. Çok kültürlülük, çok dinlilik, yemek, müzik, davranışlar. Evet, her şey yaşadığınız kendinize ait dünyanın dışında var olan yaşamları tanıma görme fırsatı veriyor. Belki bu kadar rengi bir arada görmek için çok ülke gezmeniz gerekir. Ancak bunu Balkanlar’da birkaç ülke gezerek görebilirsiniz. Şimdi gelelim Üsküp gezimin ayrıntılarına.

Üsküp'te kaldığımız hostel

Üsküp’te kaldığımız hostel

Karadağ-Makedonya Ulaşım: Makedonya topraklarına Karadağ üzerinden geçecekseniz otobüslerden başka şansınız yok maalesef. Budva’dan Üsküp’e otobüs ile ulaşım var. Budva’dan özellikle yaz aylarında Tiran, Dubrovnik gibi noktalara otobüsle gitmek mümkün. Biz de bir gün önceden aldığımız Üsküp biletimizin saatine yakın bir zamanda Budva otogarına geliyoruz. Otogar dediğime bakmayın burası küçük 7-8 peronun olduğu otobüs durağı gibi. Balkanlar’da otobüs ile seyahatlerimde dikkatimi çeken güzel bir uygulamadan bahsetmek istiyorum. Otogara geldiniz, biletinizi aldınız. Biletinizi aldıktan sonra ayrıca başında bir güvenliğin bulunduğu turnikeden kontrol edildikten sonra peronların olduğu bölüme geçiyorsunuz. Bence güvenlik açısından oldukça iyi bir uygulama çünkü bu tür otogarlara tek bir kapıdan giriş var eğer sizin otobüs biletiniz yoksa ilgili alana giremiyorsunuz. Budva’dan Üsküp’e otobüs biletiş için kişi başı 26 euro ödüyoruz. Burada başka bir ayrıntıdan bahsetmek istiyorum. Gün içinde 3 veya 4 sefer oluyor Üsküp’e ancak sefer sürelerini ve firmaları kontrol etmekte fayda var çünkü bazı firmalar ve güzergâhlar yolu çok uzatıyor ve yolculuk çekilmez bir hâl alabiliyor buna dikkat etmek lazım. Bunun için şu an (2016 Temmuz) güncel olan bu linke bakmakta fayda var.     https://www.balkanviator.com/tr/otobus-tarifleri/uskup-mkd/budva-mne/  Yolculuğumuz yaklaşık 8 saat sürüyor. Otobüs firmamız ise bir Türk firması Özlem Tur. Şoför ve yardımcısı Makedonyalı ama belli ki Türk girişimciler burada bulunan potansiyeli fark etmişler ve yatırımlarını yapmışlar. Her zaman söylediğim gibi Balkanlar’da yolculuk biletinizde yazan koltuk numarasına göre olmuyor. Boş bulduğunuz yere oturuyorsunuz. Tabi işin yine eğlenceli kısmı otobüste yeme içme serbest. Yanımda Kosova’ya yolculuk eden teyze yarım yamalak Türkçesi ile yanında bulunan yiyeceklerden ikram ediyor, bana ve arkadaşlarıma.

Üsküp ressamlar köprüsü

Üsküp ressamlar köprüsü

Yolculuğumuz Budva’dan sonra sahil şeridinden Adriyatik Denizi’nin eşsiz manzaralarıyla devam ediyor. Karadağ küçük bir ülke olduğu için Arnavutluk sınırına yaklaşık 1,5 saatlik yolcukla ulaşıyoruz. Sorunsuz sınır geçişinden sonra Arnavutluk topraklarındayız. İlk molamızı Osmanlı izlerini taşıyan önemli bir kent İşkodra yakınlarında veriyoruz. Yol boyu Osmanlı’dan kalma köprü, cami ve kervansaray görmek mümkün. 20 dakika ihtiyaç molasından sonra yolculuğumuz Arnavutluk’un kuzeyinden Kosova topraklarına girerek devam ediyor. Yolculuk boyunca aklımda Kosova ve Arnavutluk için planlar yapıyorum. İkinci molamız yaklaşık 3 saat sonra Kosova Pirzen yakınlarında veriyoruz. İyice acıktığımız için mola yerinde bulunan  Pekara’dan Boşnak böreklerimizi ve ayranlarımızı alıyoruz. Gece geç saatlerde Üsküp’te olacağımız için yediğimiz böreklerin de etkisiyle uykuya dalıyoruz. Tabi 8 saatlik otobüs yolculuğu yolda ne kadar uyusanız da insanı sersemleştiriyor. Gece yarısı saat 03.00 gibi Üsküp otogarında bu sersemlikle etrafa boş boş bakıyoruz. Tabi gece yarısı gelen tek otobüs olunca etrafımızı taksiciler sarıyor. Fakat Üsküp’te kalacağımız yer otogara yürüyerek 5 dakika uzaklıkta. Nazikçe taksicileri geri çevirdikten sonra çantalarımızı sırtlayıp kalacağımız hostele doğru yola çıkıyoruz.

 

Üsküp'te bir çok büyük çeşme caddeleri süslüyor

Üsküp’te bir çok büyük çeşme caddeleri süslüyor

Üsküp’te Konaklama:  Üsküp’te konaklama için tabi birçok alternatif var. Biz buraya gelmeden önce otobüs terminaline yakın bir noktayı tercih ettik. Açıkçası Üsküp’te otobüs terminali yakınında birçok küçük otel ve hostel bulmak mümkün. Terminalden çıktıktan sonra şehir merkezine doğru yaklaşık 700-800 metre yürüyünce sağ tarafta gecekondu mahallesini andıran yerde bulunan Hostel Kalonis aynı zamanda 100 metre ötesinde bulunan ayrı bir binada otel olarak da hizmet vermekte. Yaygın otel ve hostel arama motorları Booking ve Hostelbookers’ta kalanlar tarafından 8,5 puan almış olan hostelimiz temizliği ve güler yüzlü personeli ile bizden de tam not aldı. Ayrıca güçlü wifi hizmetinde de memnun kaldık. 4 kişilik odaya iki gece için kişi başı 25 euro ödediğimiz hostelimiz şehir merkezine olan konumu ile de bizi fazlasıyla mutlu etti. Bunun dışında eğer şehir merkezinin tam kalbi Makedonya Meydanı’nda kalayım derseniz arkadaşımın tavsiye ettiği ama bizim yer bulamadığımız City Park Otel konumu ve kalitesi ile dikkat çekiyor. Yine kalacak yer ararken karşılaştığımız ve konumu itibari ile şehri dolaşırken önünden geçtiğimiz Leonardo Hotel fiyat bakımından da oldukça uygun.

Makedonya meydanında biz

Makedonya meydanında biz

Üsküp İçin bütçe: Tüm Balkanlar’da olduğu gibi Makedonya’da yeme içme ve konaklama için cebinizi fazla zorlamayacak özellikte. Bugüne kadar gezdiğim Balkan ülkeleri içinde hiç kuşku yok ki Sırbistan ucuzluk bakımından ilk sırada yer alır. Makedonya ise bence ikinci sırada. Bosna Hersek üçüncü, Hırvatistan dördüncü diyebilirim. Makedonya’da para birimi Makedon dinarı. Ancak birçok döviz bürosunda Türk lirası da bozuyorlar. 1 euro= 62 Makedon dinarı yapıyor. Türk lirasına çevirirsek 100 Makedon dinarı yaklaşık 5,5 Türk lirası yapıyor ya da tam tersi bir hesap yaparsak 100 Türk lirasını Makedon dinarına çevirirseniz 1800 dinar yapıyor. Hâl böyle olunca yeme içme için çok güzel bir yer Üsküp. İki gün boyunca konaklama, yeme içme için harcadığım para 60 euro civarında.

Kapan Han

Kapan Han

Üsküp’te Gezilecek Yerler: Tabi söz konusu şehir Üsküp olunca gezilecek ve görülecek yerler genelde burada 500 yıl hakimiyetini sürdürmüş Osmanlı Devleti’ne ait eserler oluyor. Zaten Türk Çarşısı’nı gezerken ya da şehrin başka noktalarında Türkçe konuşan esnaf ile hemen kanka oluyorsunuz. Bize hiç yabancılık hissi yaşatmıyorlar. Yemeklerimizin, müziğimizin ne kadar iç içe geçmiş olduğunu bir defa daha görüyoruz. Ama şunu belirtmeden de geçemeyeceğim. Açıkçası Temmuz 2016 yılında gezdiğim Üsküp beni büyük hayal kırıklığına uğrattı. Neden diye soracak olursanız. Şehir büyük bir şantiye alanı görünümünde. Yeni mimari eserler yapılmaya çalışılıyor ama şehrin dokusu tamamen bozulmuş çünkü yapılan yeni binalar eski klasik tarzda yapılmaya çalışılıyor ancak bu da çok ciddi çirkin bir görüntü ortaya çıkartmış.

img_4989

Makedonya hükümeti aldığı kararlar doğrultusunda Vardar Nehri kıyısında ve üstünde devasa binalar ve köprüler yapmaya başlamış. Hatta bunun için ciddi bütçeler ayrılmış ama dediğim gibi bu iş pek olmamış. Şehrin meydanlarında, ana caddelerde her yerde heykeller, çeşmeler görmek mümkün ancak bu biraz abartılmış. İnsan şehri gezerken bu çirkin alakasız görüntüden rahatsız oluyor. Bizim kaldığımız günler içinde bu tür yapılardan rahatsız olan Makedon gençlerinin akşamları polis ile ufak çaplı itiş kakışlar yaşadıklarına şahit oluyoruz. Konuştuğumuz insanlar rahatsızlıklarını dile getiriyorlar. Ülkelerinin fakir olduğunu, paralarının değersiz ve yeterince üretimin yapılmadığını ama bu tür heykel, bina, çeşme veya köprüler için çok büyük paralar harcandığını söylüyorlar. Bu paraların yeni iş alanları açmaya yatırılması gerektiğini belirtiyorlar. Haksız da sayılmazlar. Hatta şehir meydanında yer alan bazı büyük çeşme ve heykellerin üzerinde bu protestocu gençler tarafından atılmış boyalar görüyoruz. Şimdi gelelim Üsküp’te görülecek yerlere.

Makedonya meydanı

Makedonya meydanı

Makedonya Meydanı: Şehrin en büyük meydanı olan Makedonya Meydanı Taş Köprü ile Türk Çarşısı’nın olduğu yere bağlanıyor. Meydanda Makedonya’nın bağımsızlığının 20. yılı şerefine Makedonya tarihi için önemli bir şahsiyet olan Büyük İskender’in şaha kalkmış at üzerinde gösterildiği büyük bir çeşme var. Yaklaşık 15 metre yüksekliğindeki çeşme ve altındaki havuz yine birçok aslan ve İskender’in büyük komutanlarını gösterir şekilde yapılmış. Akşamları ışık ve ses efektleri ile görsel bir şölen hâline getirilen çeşmeyi şehrin tam kalbinde görebilirsiniz.

Makedonya Zafer Takı

Makedonya Zafer Takı

Makedonya Zafer Takı: Yine Makedonya Meydanı’nın solunda kalan Pella Meydanı’nda yer alan tak bence şehirde yine en alakasız yapılardan biri olmuş diyebilirim. Paris’te yer alan Arc de Triomphe’dan esinlenerek yapılmış bir yapı. 21 metre yüksekliğinde yapılmış olan tak bence daha büyük geniş bir bulvarın üzerine yapılmalıydı. Bu hâliyle Paris’tekinin çakmasından başka bir şey olmamış. Öğrendiğime göre bu yapı için sadece 4,4 milyon euro harcanmış.

Üsküp Taş Köprü

Üsküp Taş Köprü

Taş Köprü: Şehirde kalan en sağlam Osmanlı eseri diyebiliriz. Fatih Sultan Mehmed zamanında yapıldığı düşünülse de bazı kaynaklarda köprünün daha sonra Mimar Sinan tarafından yaptırıldığı da söyleniyor. Köprü Vardar Nehri üzerinde yer alıyor ve 214 metre uzunluğunda, 6 metre genişliğinde. 12 kemerden oluşuyor. Makedonya Meydanı ile Türk çarşısını birbirine bağlayan köprü birçok defa yıkılma tehlikesi atlatmış. Şimdi çevresinde yine restorasyon çalışmaları yapılıyor.

Taş Köprü gece görünüş

Taş Köprü gece görünüş

Türk Çarşısı: Üsküp’te kendinizi şirin bir Anadolu şehrinde gibi hissedeceğiniz çarşı yine Osmanlı zamanından kalma. İçinde daracık sokakları, dükkânları, hanları, camileri ile günümüze kadar kalmayı başmış çarşı aynı zamanda Makedon ve Balkan lezzetlerini tadacağınız önemli bir ziyaret noktası.

Üsküp Kalesi: Hemen çarşının üst tarafında kalan kale şehrin eski tarihine ışık tutmakta. Bugün ancak surlarından birazı ayakta kalmış olan kale şehri hâkim bir noktadan görebileceğiniz bir yer. Biz de bol bol Üsküp manzarası eşliğinde fotoğraf çektiriyoruz.

img_5035

Davut Paşa Hamamı: Taş Köprü’den Türk Çarşısı’na doğru giderken sağda kalan hamam bizim şehri ziyaret ettiğimiz zamanlarda restorasyon çalışması nedeniyle kapalıydı. 15. yüzyıldan kalan hamamın içinde açık olduğu zamanlarda sanat galerileri açılıyormuş.

Kapan Han: Üsküp’te eski Türk Çarşısı içinde yer alan Kapan Han yine Osmanlı eserleri içinde önemli bir yapı. 44 adet odası olan hanın içinde bugün restoran ve kafeler var. Otantik havası içinde soluklanmak için bir kahve içip biz de bu tarihi yapının havasını soluyoruz.

Üsküp caddeleri

Üsküp caddeleri

Murat Paşa Camii: Üsküp’te yer alan Osmanlı’dan kalma camiler içinde bence mimarisi ile en güzel cami burası. 1463 yılında yapılan caminin iç kısmında yer alan ahşapları da görülmeye değer.

Eski Tren İstasyonu: Burası eski Yugoslavya dönemi izlerini de mimari olarak bulacağınız bir yapı. Aynı zamanda içinde Üsküp Şehir Müzesi de bulunuyor. 1938 yılında yapılan bina şehirde önemli ziyaret noktalarından biri.

Üsküp Arkeoloji Müzesi

Üsküp Arkeoloji Müzesi

Arkeoloji Müzesi: 2009-2014 yılları arasında yapılmış görkemli yapı eski Yunan mimari tarzı ile hemen Makedonya Meydanı önünde ve Vardar Nehri kıyısında. Burası öğrendiğime göre aynı zamanda Makedonya Ulusal Arşivi olarak kullanılıyormuş.

Rahibe Teresa Evi: Üsküp şehir merkezinde görülmesi gereken önemli bir nokta da burası. Rahibe Teresa’nın şehirde kaldığı dönemler anısına yapılmış. Rahibe Teresa 1910-1928 yılları arasında Üsküp’te yaşamış. Bu anı evi de onun vaftiz edildiği Hz. İsa Kilisesi’ne yakın bir noktaya yapılmış. 2009 yılında açılmış anı evi 2 milyon euroya mal olmuş.

Tüm bunların dışında benim gidip ziyaret etme fırsatımın olmadığı,

Yahya Paşa Cami, Aziz Spas Kilisesi, Makedonya Mücadele Müzesi, İshak Bey Cami, İsa Bey Cami ve Saat Kulesi sayılabilir.

Boşnak Böreği

Boşnak Böreği

Üsküp’te Yeme İçme: İşin en güzel kısmı yine hiç şüphe yok burası çünkü burada yeme içme harika. Tıka basa çatlayana kadar yiyebilirsiniz. Peki ne yiyeceksiniz? Tabi sabah kahvaltısında biz de olduğu gibi bir anlayış yok burada. En uygun seçenek Boşnak böreği oluyor. Genelde hamur işi ile kahvaltı yapıyorlar. Ama bu börekler çok lezzetli ve hafif.

img_4993

Biz şehirde kaldığımız süre içinde Türk çarşısı içinde yer alan sac börekçisinde börek ihtiyacımız ve tabi kahvaltı olayımızı hallettik. Türkçe bilen garsonu ile hoş sohbet yaparak yediğimiz bir porsiyon börek 2 bardak ayran ve çaya ödediğimiz para 130 Makedon dinarı yani 2 euro. Bunun yanında Üsküp’e gelinir de Balkanlar’ın meşhur köftesi Cicicevabi yenmeden olmaz. Bunun için Türk Çarşısı içinde en çok tercih edeceğiniz nokta Destan Köftecisi olacak. 1913’ten beri hizmet veren köfteci artık Üsküp’ün vazgeçilmezi olmuş. Soğan ve közlenmiş biber eşliğinde servis edilen köfteler 10-12-15 tane şeklinde servis ediliyor ama açıkça söylemeliyim ben 10 tanelik posiyon ile doydum.

1-qwem-nunzaw8z0gn7tmwzg

Yanında ayran ile ödediğim hesap 10 lira civarında. Bunun dışında canınız tatlı çektiyse buranın vazgeçilmezi çok hafif olan Trileçe yemelisiniz. Bizim Mado kafenin benzeri olan Mado Prom bu lezzet için önerebileceğim bir yer. Bunun dışında son gün kaldığım hostelimden şehir merkezine giderken Üsküp Radyo Televizyon binasının karşısında yer alan Krecna Kafe ve Restoran’dan bahsetmek istiyorum. Burası hostel ve oteller bölgesine yakın olduğu için nehir kenarında kalmış çok gösterişli olmayan bir yer. Menülerini incelediğimde Krecna Burger diye bir şey okudum. Bu lezzeti denemek istedim. Ben hamburger ekmeği arasında burger gelecek diye beklerken normal tabakta büyük bir köfte geldi. Ancak bu köfte biraz farklı çünkü çok ince kuşbaşı doğranmış tavuk eti ile normal kıyma harmanlanmış ve bu ilginç köfte ortaya çıkmış. Izgarada pişirilen köftenin yanında yağına bastırılmış pide servis ediyorlar. Bu farklı lezzet Üsküp’te hatırımda kalan bir tat oldu. Yanında 50’lik Makedon Birası Ckoncko ile ödediğim hesap 350 Makedon dinarı yani yaklaşık 5,5 euro.

img_5041

Üsküp Şehir Merkezinden Havaalanına Ulaşım: Tabi şehre Karadağ’dan otobüsle geldik ama dönüş yolumuz Üsküp Büyük İskender Havaalanı. Şehrin yaklaşık 18 km doğusunda yer alan havaalanı Tepe-Akfen şirketi tarafından 2011 yılında yapılmış. Şehir merkezinden havaalanına ya da havaalanından şehir merkezine otobüs veya taksi ile ulaşmak mümkün. Otobüsler genelde yarım saatte bir kalkıyor. Şehir merkezine ve otobüs terminaline gidiyor. Bilet fiyatları 3 euro civarında ama yolculuk 35-40  dakika sürüyor. Eski otobüslerde işin cabası tabi. Bunun yanında taksiler elinizde valizinizi gördüklerinde sizi götürmek için can atıyorlar. Tabi hemen istedikleri fiyatı kabul etmeyin. Benim konuştuğum taksici ilk başta 20 euro fiyat istese de ben 15 euroya ikna ediyorum. Yaklaşık 13-14 dakika sonra havalimanına vardım. Bunun dışında şehri dolaşırken toplu taşımaya pek ihtiyaç duymuyorsunuz çünkü her yer yürüme mesafesinde ama Londra tarzı çift katlı otobüslere binmek isterseniz bilet fiyatı yaklaşık 0,70 euro. Türk Hava Yolları’nın ve Pegasus Hava Yolları’nın şehre düzenli seferleri var. Yolculuk yaklaşık 1 saat 15 dakika sürüyor. Bunun dışında bizim geldiğimiz gibi otobüs ile şehre ulaşım yapılabilir. Bunların dışında öğrendiğime göre şehrin direk olarak Atina, Selanik, Belgrad gibi şehirlere tren bağlantısı varmış.

img_9598

Havaalanın da sorunsuz işlemlerimi hallediyor ve uçağımı beklemeye başlıyorum. 15 günlük Balkan maceram şimdilik sona eriyor. Ancak daha görmediğim ya da tekrar gelmek isteyeceğim birçok yer aklımda dönüp dolaşıyor. Balkanlar tadı damağımda kalan bir lezzet olarak arkamda kalırken şimdi yeni rotalar araştırıyorum.

Ali Rıza Öner

1976 yılında Kocaeli'nde doğdum. İlk,orta ve lise öğrenimimi Kocaeli'nde tamamladıktan sonra 1996 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümüne girdim. Tarih Bölümdeki eğitim yıllarımda gezmeye,seyahat edip farklı kültürleri tanımaya ilgi duymaya başladım. Tabi çalışmak zorundaydım yaban ellerde üniversite okurken para kazanmak zorundaydım 1997-2001 yılları arasında THY de çalıştım askerlik falan derken gördüğüm,okuduğum şeyleri anlatmayı sevdiğim için öğretmenliğe başladım. O gün bugündür anlatıyorum tecrübelerimi,bilgilerimi. Avusturya Liseliler Eğitim Vakfı (ALEV OKULLARI) da Tarih Öğretmenliği yapmaktayım. Şimdi sıra sizlere geldi. Gezmek benim tutkum istedim ki yine anlatayım bu sefer yazayım hatta.Tanımadığım sizlere. Sürçülisan edersem affedin.

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.